ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI ARTEMİS TAPINAĞI

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI ARTEMİS TAPINAĞI

“Artemis’in kutsal evi bulutların içinde kule gibiydi; Diğer muhteşem yapılar onun gölgesinde kalıyorlardı. Güneş oraya tanrılar dağı Olympos’a baktığı gibi eşit bakıyordu…” (Yunanlı ve Filistinli Ozan Antipater)

Diana Tapınağı olarak da bilinen Artemis veya Artemision Tapınağı (Yunanca: Ἀρτεμίσιον; Türkçe: Artemis Tapınağı), tanrıça Artemis'in (Roma tanrıçası Diana ile özdeşleşmiş) antik, yerel bir biçimine adanmış bir Yunan tapınağıydı. Efes'te (bugünkü Türkiye'deki İzmir’in 50 km güneyindeki modern Selçuk kasabası yakınlarında) bulunuyordu. MS 401'de harap olmuş veya yıkılmıştı. Bölgede sadece son tapınağın temelleri ve parçaları kalmıştır.

Gerçekten bir tapınak mıydı? Onu Büyük Piramit, Asma Bahçeleri, Rodos heykeli gibi göremiyoruz. Evet, kaynaklar halk tarafından bir tapınak olarak ziyaret edildiğini yazıyorlar ama Artemis Tapınağı sadece bir tapınak değildi. Dünyanın o zamanki en güzel yapısı olarak tanınıyordu. Tapınak Eski Yunan’ın av ve doğa tanrıçası Artemis’in onuruna inşa edilmişti. İşte Ege Kıyısında bulunan Antik Efes Kenti yakınındaki Diana-Artemis Tapınağı hakkında bilgiler;

Tapınağın en eski versiyonu (bir Tunç Çağı temenosu), İon göçünden yıllar önceydi. Callimachus, Artemis'e İlahi'sinde bunu Amazonlara bağladı. MÖ 7. yüzyılda bir sel tarafından tahrip edildi. Daha görkemli bir biçimde yeniden inşası, MÖ 550 civarında, Giritli mimar Chersiphron ve oğlu Metagenes altında başladı. Proje Lidyalı Krezüs (Karun - Kreisos) tarafından finanse edildi ve tamamlanması 10 yıl sürdü. Tümü mermerdi. Dönemin en ünlü sanatçıları olan Pheidias Polycleitus, Kresilas ve Phradmon’un heykelleriyle dekore edildi. Artemis Tapınağı, aynı zamanda da bir pazar ve dinsel enstitüydü. Yüzyıllar boyunca tanrıçaya inançlarını sunan ve isteklerde bulunan tüccarlar turistler, sanatçılar ve krallar tarafından ziyaret edildi. Yapılan kazılarda hacıların hediyesi olan altın ve fildişi Artemis heykellerine bileziklere, küpelere ve gerdanlıklara rastlandı. Bazıları İran, Mısır ve Hindistan’dan getirilmişti. Ve MÖ 356 yılının 21 Temmuz gecesinde Herostratus adında biri tapınağı kundaklayarak yok etti ve çok istediği gibi adını ölümsüzleştirdi. Garip bir rastlantıdır ama aynı gece de Büyük İskender dünyaya gelmiştir. Romalı tarihçi Plutarch, o gece tanrıçanın İskender’in doğumuyla meşgul olduğu için tapınağı koruyamadığını yazıyordu. Yıkımın nedeni olarak görülen Büyük İskender, Anadolu’yu fethettiğinde tapınağın Efesliler tarafından finanse edilen tapınağın yapımına yardım etti. En büyük ve son hali Yunanlı şair Antipater of Sidon'un dünyanın Yedi Harikası listesinde anlatılmaktadır. Tapınak 200 yıl sonra yeniden restore edildi.

Kaynaklar tapınağın kökeninin MÖ 7 Yüzyılda var olduğunu yazar ancak harikalar tarihçesinde MÖ 550’de inşa edildiği belirtilmiştir.

1.yüzyılda Aziz Paul, Efes’e gelerek Hristiyanlığı yaymaya başlayınca Artemis inancı yıkılmaya yüz tuttu. 362’de Gotlar tapınağı yine yıktılar ama Efesliler tekrar inşa ettiler. Ve 4. Yüzyıla gelindiğinde Efeslilerin çoğu artık Hristiyan’dı ve tapınak cazibesini yitirmişti. 401’de Aziz John Chrysostom Artemis Tapınağı’nı tamamıyla yıktırdı zaten artık Efes’te kimse yaşamıyordu. 19. Yüzyılda ilk kazılar yapıldı ve tapınağın temelleri birkaç sütun ve batık kentten bölümler ortaya çıkarıldı. Buluntular Osmanlı’nın cehaleti ve ilgisizliği nedeniyle yurt dışına kaçırıldı. Bugün yerinde üst üste konmuş birkaç taş parçasından başka bir şey kalmamış durumdadır.

Artemis Tapınağı’nın genel yapısı. Tapınağın dikdörtgen olduğu biliniyor. Benzeri tapınaklarda olduğu gibi ama yine benzerlerinin aksine bütünüyle mermerden yapılmıştı ve ön yüzü çok geniş bir avluya bakıyordu. Mermer basamakların çevrelediği yaklaşık 80x130 m. boyutlarında bir platform üzerindeydi. Çevresini kaplayan 127 adet 20 metrelik sütunların üzerinde İonik kabartma yazılar vardı. Platformun tam ortasında, aşağı doğru inilince tanrıçanın evi bulunuyordu.  

Tapınağı yeniden inşa ederken, çatının dayandığı sütunların tepesine yerleştirilen çok ağır taşlar olan arşitravların yaklaşık 20 m yüksekliğe taşımak için hangi tekniklerin kullanıldığını merak edebilirsiniz. Yapım tekniği maalesef bilinmiyor ama şantiyede çalışan tarihçiler sonunda cevabı bulacaklar. Gerçek şu ki, bir arşitrav yaklaşık 24 ton yapar, bu da insanı, zamanın insanlarının çok yüksek binalar inşa etme kapasitesi üzerinde düşündürüyor.

Levent ASLAN

Levent ASLAN

Yazar

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

PHILADELPHIA DENEYİ GİZEM

PHILADELPHIA DENEYİ

LINCOLN VE KENNEDY SUIKASTLARINDA KOZMİK GİZEM GİZEM

LINCOLN VE KENNEDY SUIKASTLARINDA KOZMİK GİZEM

ANTHONY HOPKINS; YETENEK Mİ LANET Mİ? GİZEM

ANTHONY HOPKINS; YETENEK Mİ LANET Mİ?

URARTU ALTINLARI MIYDI NUH'UN GEMİSİNDE SAKLANAN? GİZEM

URARTU ALTINLARI MIYDI NUH'UN GEMİSİNDE SAKLANAN?

İZMİR'İ KİM YAKTI? GİZEM

İZMİR'İ KİM YAKTI?

UZAYLILAR TARAFINDAN KAÇIRILDI GİZEM

UZAYLILAR TARAFINDAN KAÇIRILDI

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI GİZA PİRAMİDİ GİZEM

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI GİZA PİRAMİDİ

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI BABİL'İN ASMA BAHÇELERİ GİZEM

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI BABİL'İN ASMA BAHÇELERİ

AGARTHA, DÜNYANIN KALBİNDEKİ KADİM UYGARLIK GİZEM

AGARTHA, DÜNYANIN KALBİNDEKİ KADİM UYGARLIK

DYATLOV GEÇİDİ OLAYI GİZEM

DYATLOV GEÇİDİ OLAYI

Yorum Yap