TÜRKİYE'DEN BİR X FILES HİKAYESİ, TARSUS KAZISI

TÜRKİYE'DEN BİR X FILES HİKAYESİ, TARSUS KAZISI

Bir polisin sır dolu ölümü ile başlayan olaylar silsilesi çözülmek bir kenara dursun cevapsız bırakılan sayısız soruyla tarihin derinliklerine gömüldü. Ya da gömülmeye çalışıldı diyelim. Nedir bu gizemli olay? Türkiye’nin X-Files’ı? Tarsus Kazısı. Gelin şimdi sosyal medya ve gelişen teknolojinin de yardımıyla halkın bilgi sahibi olduğu bu gizemli kazıyı inceleyelim.

Söylentilere göre 2011 yılında bir Ermeni kadın Mersin’in Tarsus ilçesine gelir. Atalarından kaldığını iddia ettiği bir definenin çıkarılması için bir grup defineciye ulaşır. Anlaşma; definenin definecilere çıkacak olan kağıt ve kitap parçaların kadına kalması şeklindedir. 

Söylentiye göre kazı ekibinde kısa süre sonra bazı anlaşmazlıklar yaşandığı ve anlaşmazlığa düştükleri için ekipten biri gidip durumu polise ihbar etmiştir. Diğer bir söylenceye göre de beş kişinin yaptığı kazı çevredeki insanların dikkatini çekmiş ve durumu polise ihbar etmişlerdir. Tetikleyici neden ne olursa olsun durumu öğrenen polisin olaya yaklaşımı hiç beklenmedik bir şekilde oldu.

Dönemin Tarsus Emniyet Müdürü Yaşar Aksoy bu kazı ekibinin arasına gizlice Trafik Şube’den bir polis memurunu yerleştirdiği bir gerçekti. Bir diğer gerçek bu atama kayıt dışı olunca ilk gerçekliğin durumu da şüphe götürür oluyordu. Gayri resmi bir şekilde definecilerin arasına sızan Mithat Erdal süreç içinde emniyete sürekli bilgi aktardı. Kazıda değerli parçalar, kimi kaynaklara göre kağıt ve kitaplar da ortaya çıkmaya başlayınca durumu emniyete bildirdi. Bu ihbarla emniyet operasyonun düğmesine bastı ve olay yerindeki defineciler tutuklandı ama ele geçirilenler kamuoyuna açıklanmadı aksine kazıda hiçbir şey bulunmadığı beyan edildi.

Oysa Mithat Erdal nasıl bir hazine çıktığını çok iyi biliyordu. 32 altın şamdan, altın sikkeler ve altın taslar. Bu hazine paha biçilmezdi. Ancak yaptığı hata tüm bunları Ankara’daki yüksek makamlara bildireceğini söylemesi oldu. Diğer yandan olan biteni eşine de anlatıyordu. Elindeki CD’yi göstererek “Beni yakacaklar. Bu benim teminatım,” demişti.

Sibel Erdal, eşinin cinayete kurban gittiğini iddia ederek soruşturma açılmasını istediği zaman, “Onlara yedirmem, bunlar devletin kasasına girsin,” dediğini söylüyordu Mithat Erdal’ın. “Başıma bir şey gelirse emniyetteki amirlerim ve tutukladıkları 7 kişi sorumludur.”

Bu sözlerinden 11 gün sonra Mithat Erdal 28 Ocak 2012 tarihinde kendi beylik silahı ile ensesinden vurulmuş halde bulundu. Olay, arkadaşıyla şakalaşma sonucu elindeki silahın patlaması şeklinde açıklandı. Cesedi Şelale yolu denen izbe bir yerdeydi kazadan çok infazı andırıyordu. Onu vuran Hüseyin Yasak 25 yıl hapis cezasına çarptırıldıysa da bunun bir define cinayeti olduğu gizlendi.

Sibel Erdal Hatay’daki baba evinde yasını tutarken, eşinin ölümünden 3 gün sonra kocasının “teminatım” dediği CD’nin evlerinde arama yapan polisler tarafından yok edildiğini açıkladı. İçine düştüğü acıdan bir türlü kurtulamayan kadın 5 yıldır sürdürdüğü hukuk mücadelesinin ardından 2016 Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a bir mektup yazdı ve dosyanın yeniden açılmasını talep etti. Kocası görevi başında öldürülmüştü bu yüzden şehitlik statüsü de istiyordu. Bunun üzerine soruşturma yeniden açıldı ve 13 Kasım 2016’da 82 Evler Mahallesi 3103 sokaktaki kırmızı boyalı evde MIT ve Özel Harekât polislerinden oluşan bir ekibin dahil olduğu bitmeyen kazı hikayesi başlamış oldu.

Kazı bölgesinin bulunduğu sokağın giriş ve çıkışı zıhlı polis araçlarıyla kapatıldı, çatılara keskin nişancılar yerleştirildi. Bölge mavi branda ve tel örgüler ile çevrildi. Dört evin ortasında bulunan avlu benzeri yerin (Yer altında yaklaşık 150 metrekarelik alan kazılmıştı) bu şekilde kazılması bütün ülkenin dikkatini oraya çevirdi. Çok bilinen yanlışlardan biri, tek bir evin kazıldığı yönündeydi. Oysa aynı parselde karşılıklı bulunan dört evin de yer altı kazılmıştı. Alanda bulunan kırmızı boyalı içi dökük ev polis memuru Mithat Erdal’ındı. Mithat Erdal orayı muhtemelen defineci gruba katılmak için kiralamıştı zira ev bakımsız ve içinde yaşanacak gibi bir yer değildi. O evin yanında bir de yeşil ev vardı ve sahibi Nevin Aslan’ın o döneme (Mithat Erdal’ın evi kiraladığı ve ayrıca polis gözetiminde yapılan kazıya ilişkin söyledikleri ise oldukça ilginç.

''Mithat Erdal’ın kiraladığı ev; çok bakımsız, yıkık dökük, harabe bir evdi. Hatta evi bir polis kiraladı dediklerinde ‘Bu evde polis mi yaşar?’ dediğimi hatırlıyorum. O evi normal bir insanın kiralaması mümkün değil. 2016 yılında başlayan kazı, bizi mahvetti. Evimize giremez, penceresinden bakamaz hale geldik. Kazı alanındaki evimizde kızım, damadım ve torunum kalıyordu. Bizim evin altı da kazıldı. Her gece elektrikler aynı saate gidiyordu, çantalarda bir şey çıkarttıklarını kaç kez gördük. Kızım ailesiyle evde oturamaz hale geldi. Durum o kadar kötüydü ki ev çatlamaya başladı. Onlar içindeyken çökecekti. Sonra yanımıza taşındılar. Evin altı boş zaten, kazıldığını biliyoruz. Kazıda çok fazla yabancı da vardı, ne konuştuklarını anlayamıyorduk. Bizimle konuşan polis memuru nasıl polisti anlamadık. Dişleri çekilmiş, yüzü gözü çok garip. Adını sanını sorduğumuzda aldığımız tek cevap şu oluyordu: Dünyalıyım.''  

Yetkililerin aylarca açıklama yapmadığı kazının esrar perdesi sosyal medyanın da etkisiyle hızla yayıldı. Kazıyı TBMM gündemine getiren CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı tam 5 defa kazı yerine gitti ama kendisine izin verilmedi. Hiç kimsenin görmediği kazı üzerine senaryolar da çığ gibi arttı.

Hristiyanlık aleminin önemli isimlerinden Aziz Paul’un İncil’i ile ilgili olduğunu iddia eden MV Aytuğ Atıcı şunları söylemişti.

“Ben oraya arkeolog götüremiyorum. Arkeoloji Derneği’ni aradım, birçok arkeolog var. ‘Ben hekimim, oraya girsem de anlamam. Siz de gelin’ dedim. Ama arkeologlar korkudan giremiyorlar. İşin uzmanları bunun arkeolojik kazı olmadığını söylüyorlar. Orası bir define yeri, yani devlet define arıyor. İlk gittiğimde avluya aldılar. Ne göreyim ben, mağara ağzı gibi 4 delik var. ‘Vallahi de billahi de bir şey çıkmadı’ dediler. O zaman niye 24 saat Özel Harekât koruyor? O gün oranın en yetkilisi benimle çadırda görüştü. Polisler onu korumak için etrafımızı uzun namlulu silahlarla sardılar, adeta etten bir duvar ördüler. ‘Nereden geliyorsunuz?’ dedim, ‘Sormayın’ dedi. Sanıyorum MİT’ten bir yetkiliydi. O kişi, olayın pek çok uluslararası bağlantısı olduğunu söyledi. ‘Bu Vatikan’la ilişkilidir. Hocam bu milli bir meseledir. İnanın burada milli bir iş yapıyoruz. Sizden ricam 10 gün sabredin’ dedi. Ama 10 aydan fazla geçti üzerinden.

3-5 kilo altın için bu yapılacak iş değil. Ben şunu iddia ediyorum; burada hesap, Aziz Paul’ün İncil’iyle ilgili. Aranan bu. İddia şu ki bu gizli kazıdan önce gayrimeşru olarak birileri kazı yapıyor ve bu da Vatikan tarafından destekleniyor. Hatta bizatihi arama koordinatları, nokta olarak Vatikan’dan veriliyor. İki evi önceden kiralamışlar. Normalde aylık kira 300-500 lira iken 5 bin liraya kiralamışlar. Bir evi de çok uçuk bir fiyata satın almışlar. İçlerindeki polis güya intihar ediyor. Nasıl bir intihar; tabancasını temizlerken ensesinden vurulmuş. O dönemin savcısı sözde buna inanmış ve dosyayı kapatmış. Yani çok boyutlu bir olay. Aziz Paul’ün Hıristiyanlık’ta İsa’dan sonraki en önemli kişi olduğu düşünülüyor. Dakyanus Hazinesi bu İncil’in yanında devede kulak tüyü kalır, kulak bile değil. Eğer o İncil gittiyse bir daha gelmez. Vatikan dünyayı verir o İncil’i vermez. Buna hiçbir şekilde paha biçilemez. Biz de bu kadar süreden sonra şeffaflık olsun istiyoruz. Şeffaflık suiistimalleri önler. Sonuçta buradan çıkan her şey milletin malıdır.”

Ahmet İpekoğlu, kiralanan (Polis Mithat Erdal tarafından) ve kazı yapılan evin sahibi boş halde bulunan evine baskın yapar gibi gelen polisin hiçbir şekilde bir belge ibraz etmeden, habersiz bir şekilde kazıya başlandığını belirtmişti.

Yetkililerden değil halkı tatmin edecek, hiçbir açıklama gelmeyince söylentiler boşlukları dolduruverdi. Orada kral mezarı (lahit) ve tonlarca altın bulunduğu gündeme geldi. Hatta orada yaşayanların anlattıklarına göre gece yarıları bir takım insanlar ellerinde çantalarla sayısız defa oraya girip çıkmış, alıp alıp götürmüşlerdi. Kimileri kazı yapılan bölgeyi Amerika’daki 51. Bölgeye benzetti. Olası dünya dışı yaşam daha da ötesi başka boyutlara açılan kapı bile olduğu iddia edildi. Bir başka fantastik iddia ise oraya giren 15 kişinin bir daha geri dönmediği konusundaydı. Bu da başka boyuta açılan ve orada yer altında olduğu iddia edilen Donuk Taş adı verilen bir taşın oluşturduğu geçidin marifetiydi.

15 Temmuz 2016 tarihindeki kalkışmadan sonra Tarsus Emniyeti’ndeki ekibin Fetullah Gülen Terör Örgütünden oldukları ortaya çıktı. Kazı sorumlusu olduğunu söyleyen D. İsimli kişi ile daha önceki kazının sorumlusu olan O.K isimli kişiler Emniyet Müdürü Yaşar Aksoy ile birlikte FETÖ suçlamalarıyla tutuklandılar. Hiçbir arkeolojik kazıda olmayan özel harekat korumalı kazı aylarca sürdü ve sonuç ne mi?

Arkeofili’nin bilgi edinme kanunu çerçevesinde gizemli Tarsus kazıları hakkında aldığı cevap şöyleydi;

-------

“Mersin İli, Tarsus İlçesi, 82 Evler Mahallesinde, 2015 yılında kaçak kazı çalışmaları gerçekleştirilen 214 ada, 7 parselde; Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izni ile Tarsus Müzesi Müdürlüğü Başkanlığı’nda 2016 yılında başlatılan kurtarma kazısı çalışmalarına 2017 yılında da devam edilmiştir.”

“Söz konusu alana ilişkin Tarsus Müzesi Müdürlüğü’nce hazırlanan uzman raporunda;  anılan alanın III. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescilli olduğu ve bahse konu alanda bilimsel kazı dışında herhangi bir kazı çalışmasının gerçekleştirilemeyeceği ifade edilmiştir. Anılan alanda daha önce yasa dışı yapılan kaçak kazılar sonucunda gerekli güvenlik tedbirleri alınarak kurtarma kazılarına başlanmıştır.”

Yapılan açıklamaların yetersiz ve dayanaksız oluşu, Tarsus kazı buluntuları sorumuzda da geçerli oldu. Sorumuza kandil parçası cevabı verildi.

“Tarsus Müzesi Müdürlüğünce 214 Ada, 7 ve 8 no.lu parselde gerçekleştirilen kurtarma kazısında kültür dokusunun ortaya çıkarılarak niteliğinin anlaşılabilmesi için amorf durumda pişmiş toprak kandil parçası, çatı kiremiti, amphora parçaları vb. buluntulara ulaşılmış olup envanterlik nitelikte taşınır-taşınmaz kültür varlığına rastlanmaması nedeniyle kazı çalışmalarının sonlandırılması kanaatine varılmıştır.”

Selçuk Üniversitesi Sualtı Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hakan Öniz, konuya ilişkin Arkeofili’ye verdiği demeçte, hiçbir fikri olmadığını belirtmiş ve “Sanıyorum fazla önemli bir alan.” demekle yetinmişti.

1963 yılında İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalında başladığı arkeoloji kariyeri boyunca, Türkiye’nin hemen hemen her yerinde arkeolojik çalışmalar yürüten Prof. Dr. Mehmet Özdoğan Arkeofili’ye, kendisinin de gazete havadisleri dışında hiçbir bilgisinin olmadığını, olayın nitelik ve sürecini anlamakta zorlandığını söyledi.

Olayı oldukça garip olarak yorumlayan Özdoğan, arkeoloji ile bağlantılı bir süreç olma olasılığının hemen hemen yok görünümünde olduğunu ve arkasında başka bir olay olması gerektiğini belirtti.

Arkeofili web sitesinden alıntıdır.

------------

Ancak söz konusu kazıya ilişkin Yaşar Aksoy, ''O kazıdan ne çıktığını devletten başkası biliyorum derse yalan söylüyordur,'' dedi. Doğru söze ne denir?

Trajikomik bir durumda adaletten geldi. Cumhurbaşkanı’na mektup yazarak kazının başlamasına neden olan Polis Memuru Mithat Erdal’ın eşine yargıdan şok karar çıktı. Eşi defineciler tarafından öldürülmüştü. Bu nedenle şehit sayılması için dava açan Sibel Erdal mahkemeyi kaybetti. İçişleri Bakanlığı Sibel Erdal’dan mahkeme masrafı olarak 495 lira vekalet ücretini talep etti. Erdal; “FETÖ’cü müfettişlerin hazırladığı soruşturma raporuna göre mahkeme karar verdi. Ben nasıl uğraşacağımı bilemiyorum. Özür beklerken bir de çocuklarımın rızkını talep ettiler’’

Söylentilerin bir diğerinde bu kazıyı Vatikan’ın da takip ettiği iddia ediliyordu. Vatikan bu haberi Ankara Büyükelçisi Başpiskopos Paul Russel aracılığı ile yayınladığı bir açıklamayla reddetti.

İşte böyle, kamuoyu tarafından tarihin çözülmemiş dosyaları arasında yerini almış bir dosya daha ile karşı karşıya kaldık, kocaman bir tiyatro izledik ve bitti. Düşünenler için orası hala çeşitli varsayımlar barındırmaya devam edecektir.

 

Levent Aslan

 

Kaynaklar : 

 

Kaynak : Sıfır noktasından Tarsus kazısının hikâyesi ve kazıdan geriye kalanlar: Kazının tanıkları neler anlattı? - Son Dakika Cumhuriyet360 Haberleri | Cumhuriyet

https://www.youtube.com/watch?v=RBOZPXEIEIs

https://t24.com.tr/yasam/11-maddede-tarsustaki-gizemli-kazinin-hikayesi,481425#google_vignette

https://arkeofili.com/tarsustaki-esrarengiz-kazida-neler-oluyor/

https://www.cnnturk.com/turkiye/o-kazinin-sirri-belli-oldu-694721

26.02.2026 13:51:14
Levent ASLAN

LEVENT ASLAN

Yazar

İlginizi çekebilecek diğer içerikler

PHILADELPHIA DENEYİ GİZEM

PHILADELPHIA DENEYİ

LINCOLN VE KENNEDY SUIKASTLARINDA KOZMİK GİZEM GİZEM

LINCOLN VE KENNEDY SUIKASTLARINDA KOZMİK GİZEM

ANTHONY HOPKINS; YETENEK Mİ LANET Mİ? GİZEM

ANTHONY HOPKINS; YETENEK Mİ LANET Mİ?

ATLANTİS, EFSANE GERÇEK Mİ? GİZEM

ATLANTİS, EFSANE GERÇEK Mİ?

URARTU ALTINLARI MIYDI NUH'UN GEMİSİNDE SAKLANAN? GİZEM

URARTU ALTINLARI MIYDI NUH'UN GEMİSİNDE SAKLANAN?

İZMİR'İ KİM YAKTI? GİZEM

İZMİR'İ KİM YAKTI?

UZAYLILAR TARAFINDAN KAÇIRILDI GİZEM

UZAYLILAR TARAFINDAN KAÇIRILDI

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI GİZA PİRAMİDİ GİZEM

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI GİZA PİRAMİDİ

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI ARTEMİS TAPINAĞI GİZEM

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI ARTEMİS TAPINAĞI

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI BABİL'İN ASMA BAHÇELERİ GİZEM

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI BABİL'İN ASMA BAHÇELERİ

AGARTHA, DÜNYANIN KALBİNDEKİ KADİM UYGARLIK GİZEM

AGARTHA, DÜNYANIN KALBİNDEKİ KADİM UYGARLIK

DYATLOV GEÇİDİ OLAYI GİZEM

DYATLOV GEÇİDİ OLAYI

ANTIKYTHERA DİJİTAL ELEKTRONİKTEN DAHA MI ÖTEYDİ? GİZEM

ANTIKYTHERA DİJİTAL ELEKTRONİKTEN DAHA MI ÖTEYDİ?

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI RODOS HEYKELİ GİZEM

ANTİK DÜNYANIN YEDİ HARİKASI RODOS HEYKELİ

DÜNYANIN YEDİ HARİKASI OLYMPIA’DAKİ ZEUS TAPINAĞI GİZEM

DÜNYANIN YEDİ HARİKASI OLYMPIA’DAKİ ZEUS TAPINAĞI

İNSAN RUHU VE AYDINLANMA NEDİR? GİZEM

İNSAN RUHU VE AYDINLANMA NEDİR?

STONHENGE GİZEMİ GİZEM

STONHENGE GİZEMİ

KÖTÜLÜK İÇİMİZDE Mİ YAŞIYOR? GİZEM

KÖTÜLÜK İÇİMİZDE Mİ YAŞIYOR?

ORTADOĞU’DA BİR UFO HİKAYESİ GİZEM

ORTADOĞU’DA BİR UFO HİKAYESİ

TAROT KARTLARINDAKİ SIRLAR GİZEM

TAROT KARTLARINDAKİ SIRLAR

RUH EŞİNİZİ NASIL BULURSUNUZ? GİZEM

RUH EŞİNİZİ NASIL BULURSUNUZ?

KOZYREV AYNASI İLE PARANORMAL ETKİLERİN ORTAYA ÇIKIŞI GİZEM

KOZYREV AYNASI İLE PARANORMAL ETKİLERİN ORTAYA ÇIKIŞI

ANTİK DÜNYANIN BEYİN DALGASI TEKNİKLERİ VE ŞAMAN RAHİPLERİ GİZEM

ANTİK DÜNYANIN BEYİN DALGASI TEKNİKLERİ VE ŞAMAN RAHİPLERİ

İNSANLIĞIN SÜRÜKLENDİĞİ DERİN KOMPLO GİZEM

İNSANLIĞIN SÜRÜKLENDİĞİ DERİN KOMPLO

GİZLİ LİDERLER ve ILLUMINATI GERÇEĞİ GİZEM

GİZLİ LİDERLER ve ILLUMINATI GERÇEĞİ

REENKARNASYON, ÖLÜMDEN SONRA NE OLUYOR GİZEM

REENKARNASYON, ÖLÜMDEN SONRA NE OLUYOR

DOGONLARIN UZAYLI ZİYARETÇİLERİ GİZEM

DOGONLARIN UZAYLI ZİYARETÇİLERİ

BİR UÇAK KAZASININ ANATOMİSİ GİZEM

BİR UÇAK KAZASININ ANATOMİSİ

FATIMA'NIN SIRLARI GİZEM

FATIMA'NIN SIRLARI

KHAMAR DABAN GİZEMİ GİZEM

KHAMAR DABAN GİZEMİ

1561 NURNBERG VAKASI GİZEM

1561 NURNBERG VAKASI

BHOPAL FACİASI NEDEN ÇERNOBİL KADAR BİLİNMİYOR? GİZEM

BHOPAL FACİASI NEDEN ÇERNOBİL KADAR BİLİNMİYOR?

EN GİZEMLİ UZAYLI KARŞILAŞMASI, VORONEJ VAKASI GİZEM

EN GİZEMLİ UZAYLI KARŞILAŞMASI, VORONEJ VAKASI

TÜRKİYE'DEN BİR X FILES HİKAYESİ, TARSUS KAZISI GİZEM

TÜRKİYE'DEN BİR X FILES HİKAYESİ, TARSUS KAZISI

Yorum Yap