EN GİZEMLİ UZAYLI KARŞILAŞMASI, VORONEJ VAKASI
Yıl : 1985
Yer : Cenevre
Görüşmeler sırasında bir araya gelen iki süper gücün liderleri arasında şu konuşmalar geçer.
Ronald Reagan : Amerika Birleşik Devletleri aniden uzaylı bir güç tarafından saldırıya uğrarsa ne yapardınız? Bize yardım eder miydiniz?
Mikhail Gorbachev : Tabi ki bundan hiç şüpheniz olmasın.
Ronald Reagan : Biz de sizin için aynısını yapardık.
Yıl : 1987
Yer : Birleşmiş Milletler
Ronald Reagan : Hepimizin bir olduğunu anlamamız için belki de Dünya dışı bir tehdide ihtiyacımız vardır. Böyle bir tehdit karşısında farklılıklarımızın dünya çapında bir anda yok olacağına inanıyorum. Ve size şu soruyorum. Halihazırda aramızda bir uzaylı güç yok mu?
Şimdi, yukarıda iki süper güç liderinin sözlerini unutmadan sizi bir kaç sene sonrasında meydana gelen bir olaya götürmek istiyorum. 27 Eylül 1989 akşamı. Moskova’nın 500 km güney doğusunda bulunan Voronezh çok önemli bir olaya evsahipliği yapar.
.jpg)
Mashmet adı verilen otobüs durağına yakın bir yerde bulunan South Park isimli parkta akşam üzeri gökyüzünde pembe bir ışık küresi belirdi. Bu ışık insanların bakışları altında, yaklaştıkça koyu kızıla dönüyordu. Parkta futbol oynayan Vasya Surin, Genya Blinov Julia Sholokhova isimli üç çocuk şaşkınlıkla izliyordu başlarının üzerinde olan biteni. Işık küresi parkın üzerinde yere 10, 12 metre yaklaştı. Çimenler yaklaşan cismin etkisiyle bir merkezden düzenli bir şekilde her yöne yatıyordu. Birden gizemli küre aniden havalanıp uzaklaşırken aralarında yetişkinlerin de olduğu yaklaşık 40 kişilik grup çocukların olduğu yere koşarak gelmişti. Onlar da etrafa ve gökyüzüne bakarken küre bu defa tekrar geri dönmüş, yere iniyordu. Kürenin alt kısmında bir kapağın açılışını orada bulunan herkes görmüştü. Diğer bir ifadeyle kürenin o parçası şeffaf bir hal aldı da denilebilir çünkü görülenler ve onların tarifleri ve gerçekler zaman zaman farklılık içerebilmektedir.

Açılan o bölmeden üç gözlü olduğu iddia edilen bir yaratık onlara bakıyordu. Bölgeyi kısaca taradıktan sonra yaratık gözden kayboldu. O anda küre de yere inmişti artık. Küreden bir kapak açıldı ve o yaratık ya da benzer bir başkası dışarı çıktı. Gümüş rengi zırhı andıran giysisi içinde tuhaf ve iri bir robot gibi görünüyordu. Geniş fakat basık küreyi andıran bir kafa omuzlarının üzerine yerleştirilmiş gibi duruyordu. O kafanın üzerinde de birbirine yakın üç göz vardı. Çocukların ifadelerine göre varlık yaklaşık üç metre uzunluğundaydı.

Yaratık bir şeyler söyledi ve önünde parlak dikdörtgen şeklinde bir ışık belirdi. Işığın içinde dikdörtgen bir kutuyu andıran bir robot belirdi. Sonra başka bir şey söyledi ve ışık kayboldu. Birkaç ayarlama yaptıktan sonra kutu robot yürümeye başladı. O anda gördüklerinden dehşete düşen bir erkek çocuk bağırmaya başladı ancak yaratık ona doğru dönünce bir anda felç olmuş gibi yere yığıldı. Yaratığın çocuğa kilitlenen gözlerinden bir ışık hüzmesi çıkmış ve çocuk hareketsiz kalmıştı. Bu durum kalabalığı daha büyük bir panik havasına soktu. O anda küre, robot ve yaratık oracıkta yok olmuştu.

Beş dakika sonra gizemli ziyaretçiler tekrar belirdi. Bu defa uzun boylu varlığın elinde uzunca bir tüp benzeri bir cisim vardı. Elindeki sopayı andıran tüp şekilli cismi, yakınında duran 16 yaşlarında bir çocuğa çevirdi ve çocuk yok oldu. Basitçe gözden kaybolmuştu, ardında hiç iz bırakmadan. Yaratık tekrar küre şeklindeki aracına girdi. Küre yükselirken kaybolan çocuk tekrar görünmeye başladı.
Olay sonrası Sovyet bilim insanlarından oluşan bir grup olay yerini incelerken yerde baklava şekilli birbiriyle aynı seviye derinlikte izler buldular. Ayrıca birkaç derin delikler de vardı zeminde. Düzleşmiş çimenlerin altındaki toprak sertleşmiş, taş katılığındaydı. Dr. Yuri Losovtsez yere inen küre şeklindeki nesnenin 11 ton ağırlığında olduğunu tahmin etmişti. Radyoaktivite incelemelerinde normalin birkaç katı sezyuma da rastlanmıştı. Ve ayrıca iki küçük kristalize olmuş parça buldular. Önce kumtaşı kristali sanılan bu parçaların aslında Dünya gezegeninde hiç var olmadığı anlaşıldı. Polis soruşturma başlattı. Sovyet resmi haber ajansı TASS polisin bu anormal verileri dikkate almamasına rağmen bu gizemli olayı raporladı.
Bütün bu olanlar saat, 18:00 ile 21:00 arasında meydana geldi. İnsanların çoğu parlayan küreyle ilgilenirken bazıları da üç gözlü yaratık ile kutu şekilli robotla ilgilenmişti. Haber ABD’de St. Louis Post – Dispatch hikâye ile ilgilendi ve yayınladı ve kısa bir zaman sonra olay New York Times sütunlarına kadar uzanmıştı.
Gelelim şimdi tuhaf, gizemli bir şekilde üzeri örtülü Voronezh olayının analizine. Voronezh (Voronej) olayı bazı olası olmayan olayları ihtiva etmektedir. Örneğin tüp benzeri aracın izleyenleri felç etmek gibi olağanüstü bir özelliğinin olması. Benzer el kullanımlı aletler bir çok UFO karşılaşmalarının ortak özelliğidir ve bu aletler insanları uzaktan etkilemektedir.
Bir Fransız çiftçi Maurice Masse 1965 yılında felç edilmişti. İnen bir araçtan çıkan kısa boylu bir yaratığın elinde tuttuğu düz bir alet Maurice Masse’ye yöneltilmişken hareketsiz bırakıldı.
Georges Gatay'ın da tanık olduğu olayda öyle bir aleti tutan insan görünümlü, üzeri giysili ve kafası kubbe şeklinde kask benzeri bir şeyle kapıydı. Elinde kısa düz bir çubuk tutuyordu. Gatay ve ekibi olan yedi inşaat işçisi aynı anda etkisiz hale getirilmiş ve kaybolmuşlardı.
Bunun gibi çubuk ya da benzeri bir araçla insanları etkisiz hale getirilme olayları Orta Çağa kadar uzanmaktadır hatta bir takım masalsı ve mitolojik hikayelere. Sadece bu nedenle bile bu spontane yaşanmış olay içinde anlatılanların arasında insanları etkisiz kılan çubukların hikayesi inandırıcı görünüyor. Ya da masallardan etkilenmiş insanların tekrarlarına...
İşin ilginç yanı bir defa olup bittiğini düşündüğünüz bu olay 21 Eylül’den 29 Eylül 1989 tarihine kadar birkaç defa daha meydana gelir. Öyle ki konu üzerine 1990 yılında kitap bile yazıldı. UFO Chronicles of the Soviet Union. Yazarı Jacques Vallee. Olaylar sadece Voronezh ile sınırlı kalmadı ne yazık ki. Sovyetler Birliği’nin dört bir yanında UFO karşılaşması haberleri geliyordu. Üstelik sadece sıradan insanlar değil, pilotlar, hava trafik memurları, gökbilimciler hatta askerler bile bu türden olayları raporluyordu. Neden bir anda SSCB üzerinde bu kadar UFO belirmeye başladı. Bunu o dönemler (1985 – 1991) Sovyetlerin Glastnost olarak bilinen perestroyka (yeniden yapılanma) ve demokratizatsiya (demokratikleşme) ye bağlayanlar oldu ancak sağlam bir dayanağı yoktu iddianın. Bu dayanaksız iddia ülkede şeffaflık hedef olduğu için bu nedenle UFO haberlerinin kamu tarafından incelenmesi, resmi haber ajansı aracılığıyla Dünya ile paylaşılması örnek gösteriliyordu. Daha da ötesi kimilerine göre tüm bu haberler yalandı ve sadece bu açıklık politikasının işlediğini göstermek için uyduruluyordu. Tabi ki geçerli bir temele oturmayan bu tür fikirler elendi ve geriye sadece SSCB’nin doğal düşmanı olan ABD’den gelen haberler kaldı. Ronald Reagan ve eşi (Kaliforniya Belediye Başkanlığı döneminde) bir gün oyuncu arkadaşlarının düzenlediği toplantıya katılmak üzere yola çıkarlar ve yolda gökyüzünde bir UFO görürler. Arabayı kenara çekip eşiyle birlikte olayı izlerler. Toplantıya katıldıklarında Reagan bunu açıkça arkadaşlarıyla paylaşır. Ancak Reagan’ın UFO karşılaşması bununla bitmez. 1974 yılında Valilik Uçağı ile Bakersfield, Kaliforniya’ya gitmek üzere uçakla seyahat ederken uçağın peşinde bir ışık topu belirdi. Pilotun anlattığına göre başlangıçta cisim birkaç yüz metre geriden sabit hızla kendilerini takip ediyordu. Biraz sonra cisim sanki esnemeye (Aşırı ivmelenen cisimlerinin gözlemciye göre relativistik etkilerinden dolayı olabilir) ve hızlanmaya başladı. Uçağın önüne geçince yaklaşık 45 Derecelik bir açıyla yükselmeye başladı ve aniden gözden kayboldu. Pilot bu konuyu aktarırken eklemeyi ihmal etmediği şey ise yüksek hızlı jetlere olduğu fakat gördüğü cismin hızlanışının bir uçağınki ile kıyaslanamayacağı oldu. Bunlar Ronald Reagan’ın üzerinde derin izler bırakmıştı. Reagan ABD başkanı olduğu zaman devletin içinde UFO’lar hakkında derin bilgilere sahip olan bir grup insanın varlığından emin olduğunu ima etmekten de çekinmemiştir. İşte bu nedenlerle yazımızın girişinde Gorbaçov ile yaptığı görüşmeyi aktardık ve korkusunu dile getirdik.
Gerçekten de insanlığın her zaman tek düşmanı yine kendisidir demek yerine insanlık her zaman olası bir dış tehlikeye karşı birdir diyebilsek.
Levent Aslan
Eğer bunun gibi başka karşılaşmaları da merak ediyorsanız bunlardan birini sizin için aşağıda önerebilirim.
ORTADOĞU'DA BİR UFO HİKAYESİ





Yorum Yap